Bugun...
Bizi izleyin:
    • BIST
      104
      % -1,2
      BIST
    • DOLAR
      3,51
      % 0,08
      Dolar
    • EURO
      4,19
      % 0,49
      Euro
    • ALTIN
      145,74
      % -0,67
      Altın


İLKER YILDIZER


Facebookta Paylaş









ON'un ALTI'nda İNSAN (NİSAN) VAR!
Tarih: 14-04-2017 12:26:00 Güncelleme: 14-04-2017 12:26:00


Unutmayalım ki nirvanaya ulaşmak çok değerlidir; fakat kendimizi insanlıktan üstün ve tek görmek, bizi zaman içerisinde yalnız bırakacak eylemdir.

Başarılarımızın altında yatan gerçekleri bilmek, geçmişte edindiğimiz tecrübeler, yanılmalar, sınamalar geleceğimizi parlatan parıltılı bir yıldız gibidir. Özgürlüğümüzün gökyüzünde süzülen uçurtma misali, nefesimizin hiçbir engele maruz kalmadan içimize hoş gelişi ve içimizdeki savaştan sıkılıp bizi terk etmesi, yeni bir nefesin bize misafir oluşu kadar güzeldir ‘’Hür Yaşamak.’’

İnsanlar arası çatışmanın gerçekte ‘hiç’ olduğu, eşitliğin kimseye faydasından çok zararının olmadığı, hakça yaşamanın ve kula kulluğun manasız, gereksiz olduğu şu güzel hayatımızda, sevinçlerimizi, kederlerimizi içimize sığdıramadığımız kadar insanız.

                 Ülkülerimizin peşinde koşarak ilerleyebilir; hatta en tepelere sıçrayabiliriz. Azmimizin sonucunda erişilmez bir makama sahip olabiliriz; ancak bu bizim içimizdeki hesaplaşmadan galip çıkacağımızı göstermez.

Vicdan, bana göre en önemli iç mahkemedir.

Vicdanın taraflısı olmaz. Vicdanın bizi yargılayışı, en yüksek yargı merciinin bizi yargılamasından daha üstündür.

En yüksek makamlarda oluşumuz, halkın tepesinde boy gösterişimiz, gökyüzünden bakıp insanları nokta kadar görüşümüz bizi tatmin edebilir. Peki o zaman hoşgörü, adalet ve vicdan bunun neresindedir?

En tepede olduğumuz için hiç kimsenin ‘dur!’ diyemediği olayları bir sözümüzle susturabiliriz. İnsanları yatıştırır; onları teknolojinin vermiş olduğu imkan sayesinde geri püskürtebiliriz. Akabinde onları bir hücreye hapsedebilir; en kötü algofobiyi yaşatabiliriz.

Peki ‘vicdan’ denilen iç mahkememize ne yüzle hesap verme cüretinde bulunacağız?

Her akşam başımızı yastığa koyunca vicdanımızı falakaya yatırmaktan sıkılmadınız mı?

Sizce de çok fazla kötülük düşünüp çok az hissetmiyor muyuz?

Bütün bunları sorgulamamız gerek. Cevapları teker teker kafanızda oluşturacağınıza eminim.

                                     DÜŞÜNCELERİMİZİ PRANGALAR ESKİTEMEZ!

                 Özgürlük, eşitlik ve adalet kavramlarına yakışır, ak ile karanın birleşerek grinin tonlarını oluşturan yaşanası bir ülkenin temellerini atmaya çalıştığımız bu günlerde özgür düşünce ortamının hâlâ yok olmadığı, kula kulluk etmenin geçerlilik kazanmadığı ve ağaçlarda yaprakların açıp meyvelerin tomurcuk verdiği şu güzel bahar aylarında el ele verip bir olmanın tam zamanıdır.

                 Bir kişinin sözüne güvenip gelecek kaygısını unutan bir toplum yerine; çoğulcuğun olduğu, uzlaşı ortamının sağlandığı, meclisin yetkisinin ‘(sözde) varlığını’ savunanlara karşı ayakta durup mücadele etme zamanıdır!

Meclis kürsüsünde yemin edenlerin(!), ’’vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğü’’ cümlesini ağzına alıp tam aksini yapanların; milleti kutuplaştırmaya, ayrıştırmaya sevk edenlerin, 90 YILLIK CUMHURİYETİ REKLAM ARASI olarak görenlerin, devlete ait kamu kuruluşlarından TC ibaresini kaldıranların demokrasi karşısında terleyeceği bir zamana doğru gidiyoruz. Bu zamana doğru giderken bazı kesimlerin ayrıştırma senaryolarına karşı birleşip tek kişiyi değil, daha güçlü Türkiye’yi daim kılmak; yeni jenerasyona ve küresel ilerlemeye sahip olmak; bilim, zeka ve yeniliklere açık; ancak Türkiye Cumhuriyeti üzerinde yaşayan her bireye düşünce özgürlüğünün yanında, hakça bir düzeni inşa etmek, biz Mustafa Kemal’in askerlerinin görevidir.

Bizler Mustafa Kemal’in askerleri olarak kölelik için değil, özgürlük için mücadele edeceğiz. Ülkemizin sermayesini, insanımıza ve pırıl pırıl çocuklarımızın umudun bir kişiye teslim etmeyeceğiz. İşte bu nedenledir ki sadece bir kişinin kölesi ve zümresi değil, bütün insanlığın ortak paydada birleştiği bir Türkiye istiyoruz.

Büyük üstat Nazım Hikmet’in de dediği gibi : ‘’ Yaşamak, bir ağaç gibi tek ve hür; ve bir orman gibi kardeşçesine.. Bu hasret, bu davet, bu memleket bizim! ‘’

El ele verip güzel bir Türkiye, uzlaşım sağlayan bir toplum ve düşüncelerin prangaya vurulmadığı bir toplumu daimi kılmak dileğiyle…

Saygı ve sevgilerimle…

İlker YILDIZER   



Bu yazı 955 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
  • YAZARLAR
FOTO GALERİ
  • Atatürk
    Atatürk
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • GAZİANTEP'TE YOLCU MİNÜBÜSÜ DEVRİLDİ:2'Sİ AĞIR 7 YARALI
    GAZİANTEP'TE YOLCU MİNÜBÜSÜ DEVRİLDİ:2'Sİ AĞIR 7 YARALI
  • EFE HER YERDE EFE
    EFE HER YERDE EFE
  • TEK ADAM DİKTASINI VE EGEMENLİĞİN MİLLETTEN ALINIP SARAYA VERİLMEK İSTENDİĞİNİ BIKMADAN ANLATACAĞIZ.
    resim yok
  • HALUK ALICIK, GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI
    resim yok
  • İstanbul'da son 4 yılın en fazla uyuşturucu hapı ele geçirildi!
    resim yok
  • BAŞKAN ÖZAKCAN'IN KAYINVALİDESİ SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI.
    resim yok
VİDEO GALERİ
YUKARI